HESABIM
Üye Ol

Algoloji Polikliniği Tanınmaya Başlandı”

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Bilim Dalı Uzman Dr. Damla Yürük, “Algoloji polikliniği, yavaş yavaş tanınmaya başlandı. Eskiden günde, 3-4 hasta bakarken şimdi bu sayı, 30’lara varıyor.” dedi. Yürük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, poliklinikte kronik ağrılı hastalara yönelik tedavi ve muayene uygulandığını söyledi. Ağrıları en az 3 aydır süren ve geçmeyen kişilerin bu...

Haberin Tarihi: Haziran 17, 2017 - Okunma Sayısı:65 defa okundu.


Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Bilim Dalı Uzman Dr. Damla Yürük, “Algoloji polikliniği, yavaş yavaş tanınmaya başlandı. Eskiden günde, 3-4 hasta bakarken şimdi bu sayı, 30’lara varıyor.” dedi.

Yürük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, poliklinikte kronik ağrılı hastalara yönelik tedavi ve muayene uygulandığını söyledi.

Ağrıları en az 3 aydır süren ve geçmeyen kişilerin bu polikliniğe başvurduğunu anlatan Yürük, “Fizik tedavi, beyin cerrahi, nöroloji, cildiye gibi dahili branşlardan hastalar bize yönlendiriliyor, hekimler tarafından. Fizik tedavi ve alternatif tedavilere yanıt vermeyen hastalara özel tedaviler uyguluyoruz.” diye konuştu.

Kişilerin genellikle kas-iskelet sistemiyle ilgili şikayetlerle geldiğini belirten Yürük, “Bel, boyun fıtıkları, büyük eklem hastalıkları, kalça, omuz, diz, ayak ya da el bileği ağrıları olanlar geliyor. Bu tip hastaları daha önce ilaç tedavisi ya da fizik tedavi almadıysa ilgili bölümlere yönlendiriyoruz. Tedaviye uygun biriyse ‘günübirlik cerrahi’ adı altında girişimsel işlemler uygulayabiliyoruz. Bu işlemler, ameliyathane şartlarında gerçekleşiyor. Genel anestezi yapmadan, sedasyon ile hastanede yatış süresini de azaltarak, işlemleri tamamlayıp hastayı aynı gün evine gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bazı hastaların ağrılarının nedeni bilinmiyor”

Yürük, fıtık ya da kireçlenmeye bağlı ağrılarla başvuranlarda konservatif tedavi fayda vermediyse birtakım girişimler uygulandığını dile getirerek, “Fıtığa bağlı ağrılarda, kök basısının olduğu yere, omurilik kanalı içi ve çevresine, sinirin çıktığı bölgeye lokal anestezi ve kortizol enjeksiyonları yapıyoruz. İşlemler sonrası herhangi bir kesi, dikiş, kesinlikle olmuyor. Aynı gün içinde hastaları eve gönderiyoruz.” dedi.

Öncelikle ağrının nedenini tespit ettiklerini aktaran Yürük, “Bazı hastalar var ki ağrılarının nedeni bilinmiyor. O zaman hem biz muayene ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanıyoruz, hem de başka branşlara danışıyoruz. Amacımız, ağrıyı kesip mevcut hastalığı bastırmak değil; köklü bir ağrı tedavisi yapmak. Algoloji polikliniği, yavaş yavaş tanınmaya başlandı. Eskiden günde, 3-4 hasta bakarken şimdi bu sayı, 30’lara varıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ağrılarım yüzde 80 azaldı”

Birgül Teoman da 2002’de geçirdiği ameliyatın ardından bel ve bacağında ağrılar olduğunu, bu yüzden çok yüksek dozda ağrı kesiciler kullandığını söyledi.

Bu durumun yaşam kalitesini bozduğunu belirten Teoman, şöyle konuştu:

“Ağrılarım hem iş, hem de evdeki hayatımı etkiliyordu. Yer, durum bozukluğu yaşamaya başladım. İnsanların isimlerini unutmaya başladım. Bu durum, bana çok sıkıntı verdi. Fizik tedavi gördüğümde ağrılarım azalıyor, sonra tekrar artıyordu. Beyin cerrahi doktorumun tavsiyesi üzerine algoloji polikliniğine başvurdum. O zamanlar günde 6 kez ilaç içiyordum. Yaklaşık 6 ay önce belimden bir enjeksiyon yapıldı. Sonrasında ağrılarım yüzde 80 azaldı. Günde 6 sefer aldığım ilacı bazen hiç içmiyorum.”

Bir Yorum Yazın